Danıştay 15. Daire Başkanlığı

Esas No : 2013/10673

Karar No : 2017/40

İstemin Özeti :Davacı tarafından, kasko poliçesi ile sigortalı bulunan 34 DR 3239 plakalı aracın 27.08.2008 tarihinde, Çanakkale İli, Ezine İlçesi, Geyikli Köyü, Odunluk İskelesi-Geyikli arasındaki yolda kaza yapması sonucu oluşan 30.083,25 TL’lik zararın; yoldaki çukurların bakım ve onarımını yapmayan idarenin kusurlu olduğu, onarımı yapılmayan çukur nedeniyle oluşan zararın kusurlu olan idarece tazmin edilmesi gerektiği iddia edilerek 22.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, Çanakkale İdare Mahkemesi’nce; Adli Tıp Kurumu’nun 23/03/2011 tarihli raporunda yol üzerinde bulunan çukurların bakım ve onarımının davalı idarece yapılmaması nedeniyle kazanın meydana gelişinde davalı idarenin %25 oranında kusurlu, toplam zararın da 37.000 TL olduğunun belirtildiği, davalı idarenin kusur oranı dikkate alınarak belirlenen 9.250,00 TL zararın, dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece tazmin edilmesi, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddi yolunda verilen kararın, davalı idare tarafından hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesi’nce, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Kararın Bozulması” başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında; temyiz incelemesi sonucu Danıştayın; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı kuralına yer verilmiştir.
Dosyadaki belgeler ile temyiz dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, temyiz istemine konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın bozulmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin reddine, Çanakkale İdare Mahkemesi’nin 12/05/2011 tarih ve E:2009/473, K:2011/396 sayılı kararının ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun 18.06.2014 gün ve 6545 sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/01/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

devamı

YARGITAY 13.HUKUK DAİRESİ
Esas No:2017/5836
Karar No:2017/6837
K. Tarihi:2.6.2017

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ve davacı vekilinin talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kanun Yararına bozulması istelnilmekle incelenmenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildiken sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankanın Kocasinan şubesinden konut kredisi kullandığını, faiz oranlarının düşmesi üzerine 14.02.2013 tarihinde krediyi yapılandırdığını, yapılandırma işlemi sırasında kendisinden 744,37 TL ücret alındığını, bunun tahsili için Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne müracaat ettiğini, ancak talebinin reddedildiğini ileri sürerek, Melikgazi Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’nin 11.11.2013 tarih 2013/3211 sayılı kararının itirazen iptaline, yapılandırma işlemi sırasında kendisinde alınan 744,37 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş; hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşmiş, davacı vekilinin talebi üzerine karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına bozulması istemi ile temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile, yapılandırma masrafı olarak alınan bedelin tahsiline yönelik talebinin reddine dair Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının itirazen iptalini istemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4077 sayılı kanunun 10/B maddesinde, “Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödemeyi vadesinden önce yapabilir. Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti talep edilemez hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, dosya ele alındığında, Dairenin geri çevirme işlemi ile dosyaya kazandırılan, davalı bankanın 27.01.2017 tarihli cevabi yazısı ve ekindeki 26.06.2013 tarihli davacıya ait dilekçeden, davacının 14.02.2013 tarihinde kullandığı krediyi yapılandırdığı, yapılandırma işlemi nedeniyle davalı banka tarafından 744,37 TL erken ödeme cezası altında tahsilat yapıldığı anlaşılmaktadır. Bankanın ancak, zorunlu, makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü düşünüldüğünde, 744,37 TL erken ödeme cezası adı altında alınan bedelin davacıya iadesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozulması gerekir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile, … 1. Tüketici Mahkemesi’nin 2013/3233 E. 2014/2643 K. Sayılı kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 02/06/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

devamı